10 Haziran 2026 Çarşamba

39. Nasıl oluyor da oluyor?


Fotoğrafları düzenliyorum. Daha doğrusu düzenleyebileceğimi düşündüm. Ama işin içinden çıkamadım. Binlerce fotoğraf var. Baktım olacak gibi değil, "ne olacaksa olsun" deyip açtım Claude'un ajan modunu, verdim yetkiyi. "Al kardeş bilgisayarım sana teslim. Düzenle şu fotoğrafları" dedim. Sağolsun girdi pc'ye, açtı fotoğrafları, didik didik etti, klasörler oluşturdu, önce yıllara göre, yılların içinde de konularına göre düzenleyiverdi. Hataları oldu mu? Oldu. Anlam kaymaları var mıydı? Vardı. Ama işimi gördü sonuçta. 

Ve fakat benim dikkatimi çeken şey şu oldu: 

Bu fotoğraflardaki adamların hepsi, nasıl olurda hep ben olabilirim?









EDIT : 





















Karantina döneminde Türk Ressamlarının tablolarını canlandırma projesi vardı.
Biz de hemşehrimiz Fikret Otyam'ın tablosu ile katılmıştık ve çok beğenilmişti. 


2 yorum:

  1. çok güzel fotoğraflar hepsi, bir ömrün hikayesi..
    maşallah diyelim güzel kızçelere..ve evet ben de çok beğendim Otyam tablosu aynıyla hayata geçmiş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Evet doğru bir tanım oldu, bir ömrün hikayesi :)

      Sanat sepet dedin mi biz :)))

      Sil

Meyva vermeyen bir ağaç kadar Faydasız olsun bu yazdıklarım. Dallarına meyvasına tamah edip Kimse taşa tutmasın. Bu yazdıklarım çok budaklı, çok bükümlü Bir ağaç kadar faydasız olsun. O zaman marangozlar Kesip biçmeye değer bulmazlar böyle bir ağacı. Dokusu gevşek, gözenekleri geniş, reçinesiz Bir ağaç kadar faydasız olsun bu yazdıklarım. Kökü toprakta, Başı gökyüzüne dönük. Belki kimse bahçesine dikmez, Şehrin bulvarlarına da sokmazlar onu. Ama Uzak, kıraç bir ıssızlıkta Bunalmış bir yolcu Dibinde oturacağı, Sırtını dayayacağı bir ağaç buldu diye Ferahlarsa Bu yeter... Chuang Tzu