Muhtemelen sen de yaşamışsındır bunu. Sahilde yürürken, tam kıyıda, dalgaların ıslattığı çakıl taşları dikkatini çeker. Tazecik ıslaklıklarıyla büyüleyicidirler. Renkleri canlı, damarları net, yüzeyleri ışıl ışıl. Eğilir, hayranlıkla alırsın avucuna. Neredeyse değerli bir şey tutuyormuşsun gibi hissedersin.
Sonra beklersin.
Taş kurumaya başlar. Renkler birer birer solar, incecik damarlar kaybolur, o büyüleyici parlaklık uçup gider. Ve elinde kalan şey, sadece mat, gri, alelade bir taş parçası olur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder