3 Temmuz 2026 Cuma

78. Çok sevdiğim şiirler - 1

İki Dünyanın Arasında Bir Söz Sihirbazı: Flavien Ranaivo


1914 yılında Madagaskar'da doğan Flavien Ranaivo, hayatı boyunca iki farklı dünya arasında yaşadı: Evinde soluduğu saf Madagaskar kültürü ve okulda öğrendiği kurallı Fransızca. Genç yaşta memurluk ve gazetecilik yaptı ancak onun asıl derdi kelimelerleydi.

O dönem Madagaskar edebiyatı büyük bir trajedi yaşıyordu. Ranaivo'nun hayran olduğu öncüsü şair Rabéarivelo, sömürge baskısına dayanamayıp intihar etmişti. Bu ölüm genç Flavien'i karanlığa itmek yerine ona bir kırılma yaşattı: Sömürgecinin diliyle kendi halkının neşesini dünyaya haykıracaktı.

Fransız eleştirmen Jean Paulhan'ın araştırmalarından ilham alarak, Madagaskar köylerinde yüzyıllardır yaşayan geleneksel atışma sanatı "Hain-teny"yi modern şiire taşıdı. 1947'de ilk kitabı çıktığında Paris sanat çevreleri şoke oldu. Herkes sömürgelerden gelen bir yazardan ağır ve kusursuz bir Fransızca beklerken, Ranaivo karşılarına sokak dilini ve yerel argoyu pervasızca kullanan bir deha olarak çıktı. Senegal'in efsanevi lideri ve şairi Senghor, onun bu "Fransızcayı Madagaskarlaştıran" tarzına hayran kaldı.

1960’ta Madagaskar bağımsızlığını kazandığında o, radikal siyasi kavgalara girmek yerine Kültür Bakanlığı'ndaki görevine odaklandı. Tek bir amacı vardı; köylerde kaybolmakta olan sözlü kültür mirasını ülkesinin resmi hafızasına kazımak. Ömrünün son yıllarını Fransa’nın sakin ve soğuk şehri Troyes'da geçiren şair, 1999 yılında 85 yaşında aramızdan ayrıldı.

"Beni Bir Yastık Gibi Sevme" Şiirinin Hikayesi

Ranaivo'nun dünya çapında en çok bilinen ve antolojilere giren şiiri "Love Song" (Aşk Şarkısı), aslında geleneksel Madagaskar köylerinde aşıkların birbirine kur yaparken söylediği bir köy tekerlemesinden devşirilmiştir. Paris’teki entelektüel salonlarda "Beni biber gibi sevme, karnımı çok yakar" veya "Beni yastık gibi sevme, sadece uykuda buluşuruz" dizeleri okunduğunda, Avrupalı eleştirmenler bu primitif ama sarsıcı metaforların zekasına hayran kalmış, Ranaivo ise bu durumu "Ben sadece ninelerimizin tarlada söylediği sözleri temize çektim" diyerek alçakgönüllülükle açıklamıştır.

Sıradan Bir Aşığın Türküsü

Beni sevme, tatlım,
gölgen gibi,
gölgeler silinir akşamları,
güneş doğana kadar
uyanık kalmasını isteyemem,

karabiber gibi de sevme;
biber mideyi yakar,
acıkınca isteyemem,

yastığın gibi de sevme;
gündüz bir araya gelemeyiz,
buluşuruz ancak uyku saatlerinde

pirinç gibi de sevme·,
bir kere yendi mi
akla gelmez bir daha,

sessiz konuşmalar gibi de sevme;
tatlıdır bal ama
herkes bilir tadını,

beni güzel bir düş gibi sev;
sen gecede yaşarsın,
benim umudum günde,

beni sev,
birazcık para gibi
yanında bulundurduğun,

yolculuğun boyunca
yanında giden bir yoldaş gibi

koca bir su kabağı gibi
içinde su biriktirilen,

çaldığım gitar gibi
müzik parçası gibi

beni sev.

Flavien Ranaivo


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Meyva vermeyen bir ağaç kadar Faydasız olsun bu yazdıklarım. Dallarına meyvasına tamah edip Kimse taşa tutmasın. Bu yazdıklarım çok budaklı, çok bükümlü Bir ağaç kadar faydasız olsun. O zaman marangozlar Kesip biçmeye değer bulmazlar böyle bir ağacı. Dokusu gevşek, gözenekleri geniş, reçinesiz Bir ağaç kadar faydasız olsun bu yazdıklarım. Kökü toprakta, Başı gökyüzüne dönük. Belki kimse bahçesine dikmez, Şehrin bulvarlarına da sokmazlar onu. Ama Uzak, kıraç bir ıssızlıkta Bunalmış bir yolcu Dibinde oturacağı, Sırtını dayayacağı bir ağaç buldu diye Ferahlarsa Bu yeter... Chuang Tzu