9 Temmuz 2026 Perşembe

79. Lubitsch Dokunuşu (*)

The Shop Around the Corner (Köşedeki Dükkan) - 1940

Azıcık gülmeye ihtiyacım vardı ve daha önce izlemediğim bir Lubitsch filmi açtım. 

Kaba dil, nezaketsizlik, sevgisizlik, bencillik, aptallık, zevksizlik ve görgüsüzlüğe maruz kalmaktan gacır gucur eden beyin motoruma yağ değişimi yapmış gibi iyi geldi. 

Öneririm.



Tüm zamanların en iyi romantik-komedilerinden birisi kabul ediliyor. Hele bir buluşma sahnesi var ki; "Amerikan sinemasındaki en iyi buluşma olabilir." diyorlar. Garsonun tespitleri efsane.



Filmin yönetmeni Ernst Lubitsch öldüğünde, cenaze töreni bitip, törene katılanlar ayrılırken yönetmen William Wyler, "Artık Lubitsch yok" der. 

Bunun üzerine bir başka Amerikalı yönetmen Billy Wilder ise "Daha kötüsü, artık Lubitsch filmi yok" der. 

"Bir insanı sevmek"le, "ondan sağladığımız faydayı sevme"nin ayrımına dair ne ilginç bir anekdot. 



(*) Lubitsch Dokunuşu : 

Yönetmen Ernst Lubitsch'in filmlerine has, çoğunlukla 1920'ler ile 1940'lar arasında Hollywood'da geliştirdiği kendine özgü anlatım tarzını tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Terim, döneminde eleştirmenler tarafından ortaya atılmış, zamanla sinema tarihinde bir üslup kategorisi haline gelmiştir.

Temel Özellikleri

1. İma yoluyla anlatma

Lubitsch'in en belirgin özelliği, açık sözlü olmak yerine ima etmesidir. Özellikle cinsellik, aldatma, arzu gibi hassas konuları doğrudan göstermek yerine, sembolik bir görüntü, kapanan bir kapı, ustaca kurgulanmış bir kesme veya ikinci bir anlam taşıyan sıradan bir nesneyle anlatır. Örneğin bir kapının kapanması ya da bir ışığın sönmesi, izleyiciye perde arkasında ne olduğunu düşündürür.

2. Zarafet ve incelik

Karakterlerin en ahlaksız ya da skandal davranışları bile kaba biçimde değil, şık, esprili ve rafine bir üslupla sunulur. Kaba komedi yerine ironi tercih edilir.

3. İzleyiciye zeka payı bırakma

Lubitsch, izleyicinin zeki olduğuna güvenir ve her şeyi açıklamaz. Sahneler arasındaki boşlukları izleyicinin kendi hayal gücüyle doldurmasına izin verir, bu da "söylenmeyeni anlamak"tan doğan bir keyif yaratır.

4. Toplumsal ikiyüzlülükle dalga geçme

Filmleri genellikle üst sınıf Avrupa toplumunun görgü kuralları, evlilik dışı ilişkiler, yalanlar ve toplumsal maskeler üzerinden ironik bir eleştiri sunar.

5. Görsel espri 

Sözlü diyalogdan çok, kamera hareketi, montaj ve mizansen yoluyla kurulan görsel şakalar öne çıkar, bu da sessiz sinema geleneğinden gelen bir mirastır.

Neden Önemli?

Bu tarz, Hollywood'un Hays Code (Sansür Kanunu) döneminde bile cüretkar temaları ustaca işleyebilmenin bir yolu oldu. Lubitsch, sansürün doğrudan gösterilmesini yasakladığı şeyleri, ima ve zarafetle "gösterilmeden anlatma" sanatına dönüştürdü. Bu yüzden "Lubitsch dokunuşu", hem bir estetik hem de bir zeka göstergesi olarak sinema tarihinde efsaneleşti.

Birçok yönetmen bu tarzdan etkilenmiştir. Hatta Billy Wilder'ın masasında "Lubitsch olsa ne yapardı?" (What would Lubitsch do?) yazan bir levha bulunduğu anlatılır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Meyva vermeyen bir ağaç kadar Faydasız olsun bu yazdıklarım. Dallarına meyvasına tamah edip Kimse taşa tutmasın. Bu yazdıklarım çok budaklı, çok bükümlü Bir ağaç kadar faydasız olsun. O zaman marangozlar Kesip biçmeye değer bulmazlar böyle bir ağacı. Dokusu gevşek, gözenekleri geniş, reçinesiz Bir ağaç kadar faydasız olsun bu yazdıklarım. Kökü toprakta, Başı gökyüzüne dönük. Belki kimse bahçesine dikmez, Şehrin bulvarlarına da sokmazlar onu. Ama Uzak, kıraç bir ıssızlıkta Bunalmış bir yolcu Dibinde oturacağı, Sırtını dayayacağı bir ağaç buldu diye Ferahlarsa Bu yeter... Chuang Tzu