Geçmişe Mektup - Çocukluk
Sevgili Çocuk,
Sana bu mektubu 45 yıl sonra, 1+0 bir evde, tek başına yaşayan ve kendini bugünlerde alabildiğine yalnız hisseden biri olarak yazıyorum. Biliyorum sen böyle bir adamı hayal edemezsin, böyle bir dünya olduğundan bile habersizsin. Ama ödevlerine başlamadan önce sana kısacık bir şeyler söylemem gerek. Beni dinlersen sevinirim. Sonra gidip dersine çalışabilirsin.
Sevgili Çocuk,
Hayat, sana anlatıldığı gibi bir şey değil. Evet sorumluluklar var, evet başarılı olmak var, evet sınıf birincisi, okul birincisi ve hatta tüm sınavların birincisi olmak var. Ama üzülerek söylüyorum, bunların hiç birisi sana mutluluk veremez. Ve mutluluk çok önemli bir şey.
Sevgili Çocuk,
Mutluluk, senin de içten içe bildiğin gibi, oyun denen şeyin içinde saklı. Lütfen, daha çok oyun oyna. Kendin için oyna, gelecekteki sen'ler için oyna, en çok da benim için oyna. Senden, sadece bunu rica ediyorum. Çünkü sen oynamazsan; biz bir daha asla, oyun oynamak nasıl bir şey öğrenemeyeceğiz. Hep, oyun oynuyor gibi yapacağız. Her zaman, kötü taklitçiler olarak kalacağız. Ve bu, asla sonradan öğrenilebilecek bir şey değil.
Sevgili Çocuğum,
Sana söyleyeceklerim bu kadar. Sen zeki bir çocuksun. Biliyorum ki söylediklerimi tam olarak anlamasan da, söylemek istediklerimin hepsini, eksiksiz sezdin. Lütfen hadi şimdi çık ve oyun oyna. Bırak, biraz da yaramaz desinler. İnan bu kötü bir şey değil.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder