En sofistike gangster filmi olan Miller's Crossing - Miller Kavşağı'nı (1990) izliyordum. Malum bu filmi bir defa izlemek yetmediğinden tekrar tekrar izlemek gerekiyor. Film sürekli şu soruyu soruyor ve biz Tom Reagan'ın ne düşündüğünü, nasıl bir strateji kuruduğunu anlamak için deli oluyoruz :
"Bir insan kime sadık olmalıdır?"
Dostuna mı? Aşkına mı? Kendi çıkarına mı? Ahlaka mı?
Yemeği ve üzerine patlamış mısırı çok kaçırınca uyuyakalmışım. Rüya görüyordum ve birden uyandım. Rüyanın etkisiyle bir şeyler yapmak istedim, sonra farkettim ki bu bir dürtü. Dedim sakin ol, bu sadece bir dürtü. Geçer.
Kalktım, bulaşıkları yıkadım, çayın altını açtım ve buzluktan dondurma çıkarıp yedim. Nereden geldiyse aklıma, arkadaşın dedesi geldi. Hüseyin Amca. 91 yaşında. Eşi iki üç yıl önce vefat etti. 5 çocuğu, 20-30 'da torunu ve onların çocukları vs. var. Yaşlılıktan olsa gerek, bazen düşünceler gidip geliyor. Yoksa tanıdığım en zehir zeka adamlardan biriydi. İyi de bir iş adamıydı. Geçen gün erkek evlatlarını, erkek torunlarını toplamış (zekanın inceliğine bak, hala bu işlere kadınların karıştırılmaması gerektiğini hatırlıyor) demiş ki:
"Bana Ayşe'yi alın!"
Tabi bizimkiler şok ama alışkınlar da. Sükunetlerini muhafaza ediyorlar. Demişler, "Baba hangi Ayşe?" "İşte, şunların şunların Ayşe. Ben bekarken tarlaya gidiyordum. Onların tarlasının yanından geçerken Ayşe beni çağırdı. Bi şey demedi ama bana salatalık verdi. Sevmese vermezdi."
Dedim ya bizimkiler babalarına karşı merhametliler. Saygısızlık da etmezler.
"Baba" demişler "Ayşe öldü."
İnanmamış tabi Ayşe'nin öldüğüne. "Siz beni pışpışlıyorsunuz" demiş. (Araplar buna "hadhada" derler, Arnavutlar "becbece"). İnanmamış. Yapacak bir şey yok, arkadaşın babası yani Hüseyin amcanın oğlu da, almış mezarlığa götürmüş onu. Bulmuş Ayşe'nin mezarını.
"İşte" demiş "Ayşe burda yatıyor"
Bir daha da bu konuda ağzını açmamış Hüseyin Amca.
Allahım dedim, Bu sevgi denen şey, ne menem bir şeydir? Mahiyeti nedir? Nasıl bir şeydir? Neye benzer? Anlamak mümkün değil. Mesela şimdi Ayşe yaşıyor olsa, kadının ahı gidip vahı kalsa, kırdığı fındık kırkı geçse, şunu yapsa bunu yapsa, yine de hiç önemli değil onun için. Eminim ki; Hüseyin Amca yine de "Ayşe" diyecek. Öyle bir güç! Bildiğimiz hiçbir kriterin önemi yok onun dünyasında.
Elimde az bilinen çok efkarlı, on numara bir Ayşe türküsü var ama bugün mübarek gecedir, girmeyeyim o işlere. Kalkıp bir abdest alayım, "Allahım mülkün sahibi sensin. Sen nasip et gerçek hayatta Hüseyin Amcam'a Ayşe'yi" diyeyim. O kendisi için isteyemez ama ben onun için isteyeyim.
Tom Reagan, sen de boş yapma. Gel de asıl bu bilinmezi çöz aslanım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder