28 Mayıs 2026 Perşembe

18. O'nu ararken

13:28 : T. aradı. Kuzenim. Ordu'daymış. Eşinin memleketi. İyi yapmışın dedim, miss gibi Karadeniz. Üç dört ay önce müdür oldu. Ara sıra işle ilgili sorular soruyor. Elemanla tanıştırdım. Telefonlarını kaydettiler. Frekansları tuttu. Sonuçta ikisi de mantıkla hareket eden insanlar. Bağlantını koparma, yakında genel müdür yardımcısı olur, dedim. Tamam abi, dedi.

13:45 : A. aradı. Söyleyeceğim bir şey var mı? diye sordu. Yok, dedim. Senin var mı? diye ben de sordum. Onun da, yokmuş. 

18: Bursevî'nin İzinde belgeselini izledim. En sondaki Dr. Mustafa Kara'nın sohbeti mest etti. Ne güzel de diz kırarak anlatmış..

20:00 :  Gömlekleri ütüledim. Günlerdir bekliyordu.

21:30 : TRT2'de Atalay Taşdiken'in Meryem filmini izledim. Ciğerim yandı. Kader, insanlar, rıza üzerine düşündüm. Bir daha ciğerim yandı.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Meyva vermeyen bir ağaç kadar Faydasız olsun bu yazdıklarım. Dallarına meyvasına tamah edip Kimse taşa tutmasın. Bu yazdıklarım çok budaklı, çok bükümlü Bir ağaç kadar faydasız olsun. O zaman marangozlar Kesip biçmeye değer bulmazlar böyle bir ağacı. Dokusu gevşek, gözenekleri geniş, reçinesiz Bir ağaç kadar faydasız olsun bu yazdıklarım. Kökü toprakta, Başı gökyüzüne dönük. Belki kimse bahçesine dikmez, Şehrin bulvarlarına da sokmazlar onu. Ama Uzak, kıraç bir ıssızlıkta Bunalmış bir yolcu Dibinde oturacağı, Sırtını dayayacağı bir ağaç buldu diye Ferahlarsa Bu yeter... Chuang Tzu