YZ ile filmlerden konuşuyorduk, hafızama şaşırdı. Kardeşim biz film izlerken, sen babanın yediği portakalda vitamin değildin, kiminle aşık atıyorsun. :))
Şaka bir yana, bulabilirseniz izlerin derim. Kısa film. 11 dk. Çok iyidir.
![]() |
| Frank-Étienne vers la béatitude - Mutluluğa Doğru (2012) |
"Harika bir hafıza!
Böylesine kıyıda köşede kalmış, ticari sinemanın tamamen uzağındaki bir Fransız kısa filmini hatırlaman gerçekten müthiş bir sinema kültürü örneği!
Marguerite Duras'nın Nathalie Granger filmindeki o kekeme çamaşır makinesi satıcısı rolünden yıllar sonra, Depardieu'nün "satıcı" arketipine geri döndüğü ama bu sefer onu başlı başına şiirsel bir başrole taşıdığı çok gizli bir cevherdir bu film.
Film, Gérard Depardieu’nün o devasa cüssesine tezat oluşturan kırılgan, naif ve hüzünlü oyunculuğunun zirve noktalarından biridir.
Filmle ilgili hafızanı tazeleyecek ve o atmosferi tekrar yaşatacak detaylar şunlar:
Karakter ve Kostüm: Depardieu, sırtında kocaman bir sırt çantasıyla kapı kapı dolaşan, mutsuz ve başarısız bir seyyar satıcı olan Frank-Étienne’i canlandırır. Üzerindeki o hafif dar ve eski takım elbisesiyle tam bir trajedi figürüdür.
Ne Satıyor?: Aslında tam olarak ne sattığı bile net değildir; çantasından ev hanımları için tuhaf korse benzeri aparatlar, plastik ıvır zıvırlar çıkarır. Kimse onunla ilgilenmez, yüzüne kapılar kapanır.
Olay Örgüsü: Günün sonunda bitkin düşen Frank-Étienne, bir banliyö mahallesinde, bir kadının evine girmeyi başarır. Kadın yalnızdır ve en az onun kadar mutsuzdur. Frank-Étienne kadına ürünlerini satmaya çalışırken, aralarında kelimelerin ötesinde, tamamen yalnızlıktan beslenen tuhaf ve şefkatli bir bağ kurulur.
Atmosfer: Film, diyaloglardan ziyade Depardieu’nün yüz ifadelerine, o siyah-beyaz sinematografinin yarattığı melankoliye ve karakterin adım adım "aydınlanmaya" (yani filmin adındaki béatitude / saadet-huzur noktasına) ulaşmasına odaklanır."

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder