02:28 Eski defterleri karıştırdım. (Haziran / 2008)
06:44 Dondurma yedim. Şimdi biraz uyuyayım.
15:40 "Parıltılar" diyordu ya kadın, belki de benim parıltılarım bunlardır. Yıldızlar gibi. Örneğin Betelgeuse gibi. Belki de öldü. Ancak haberi henüz bize ulaşmadığı için biz onu hala gökyüzünde parıldarken görüyoruz.
17:05 Meltem Sarul yazmış:
"Bir zamanlar anılarımız, gerçekten yaşadıklarımızın izleriydi. Bir yerin kokusu, bir ses, bir ışık… Zihnin içinde kendine ait bir yer bulur, zamanla silikleşse de yok olmazdı. Hafıza kusurlu ama güvenilir bir arşiv gibiydi. İlkokul birinci sınıf dediğimde aklıma hemen tebeşir tozunun havada asılı kaldığı o sınıf gelir mesela… Üniversitede dersten kaçıp gidilen sinemalar… Gece yolculuklarında camdan dışarı bakarken çöken o sessizlik… Bütün bu anlar, sadece yaşandıkları için değil, bedende bıraktıkları izlerle de hatırlanırdı. Oysa bugün hafıza ile görüntü arasındaki sınır giderek silinmeye başlıyor.
Hafıza, eskiden geçmişe aitti. Bugün ise giderek geleceğe doğru çalışıyor. Henüz yaşanmamış olanı, sanki çoktan yaşanmış gibi zihnimizde taşıyoruz. İşte bu yüzden: “prova edilmiş hafızalar”.
Bir yere gitmeden önce onu görüyoruz. Bir deneyimi yaşamadan önce onu tüketiyoruz. Bir anın içine girdiğimizde ise ilk kez yaşamıyoruz, daha önce kurulmuş bir sahnenin içinden geçiyoruz. Bu yüzden bazı anlar yeni değil, sadece tekrar ediyor. Bu yüzden artık bazı şeyleri hatırlamak değil, ilk kez yaşayabilmek zorlaşıyor."
Çok doğru ifade etmiş. Ama "ilk kez yaşayabilmek zorlaşıyor" demiş ya, işte o kısım biraz eksik. Bir düşünün; en son ne zaman, kaç ay önce, kaç yıl önce bir şeyi ilk kez yaşadınız? Cevabı ben size söyleyeyim: Sevgiyle yaptığınız bir şeyi.
İşte bu yüzden sevgi her dem taze. İşte bu yüzden aslında bizi boğan şey aslında sevgisizlik. Aklıma ziyaret etmekten ve ziyaret sonrası somunlarını yemekten büyük zevk aldığım Somuncu Baba (ks) nın "Biz Ol Uşşak-ı Serbazız" şiiri geldi:
Diriyiz daim, ölmeyiz
Karanularda kalmayız
Çürüyüp toprak olmayız
Bize leyl ü nehar olmaz
17:30 Teşrik tekbirleri bitti. Hüzünlendim.
18:50 Şampiyonlar Ligi finali öncesinde dansçı kızlara siyah takım giydirmişler. Bayram diye mi acaba. Bayram kombini.
19:07 Arsınıl ilk gölü attı. Çok zekice bir gol. Maç başlamış oldu. Puromu yaktım.
20:29 Paris penaltıdan 1-1 yaptı. 62 dakika boyunca Arsınıl ın insanı sinir eden çelik savunması, Paris'in saldırganlığını püskürtmeyi başardı. Ama 1-1 oldu! 20 dk daha dayanabilseydi süperdi ama dayanamadı. Şimdi kazanmak için risk almak zorunda. En güçlü olduğu savunma becerisini artık kullanamayacak. Hadi bakalım!
22:02 Kalkıp namazımı kılayım da yemeğimi hazırlayayım. Şairin dediği gibi, El konuşur, sevişirmiş bana ne.
23:48 Bugün de bitti.



Merak ettim asıl konu ne
YanıtlaSilParis aldı maçı.
Silbana çok faydası oluyor yazıların, faydasız demişsiniz ama öyle değil yani...ama asıl mesele fayda değil zaten ya neyse..kutlarım :)
YanıtlaSilbeğenmeniz ne güzel
Sil