25 Mayıs 2026 Pazartesi

10. Quentin Dupieux

Bu aralar neşeleneyim diye yönetmen Quentin Dupieux'nün bulabildiğim tüm filmlerini izliyorum.

Quentin Dupieux, sinema dünyasının en nevi şahsına münhasır, absürt ve kural tanımaz yönetmenlerinden biri. 1974 doğumlu. Filmlerinin senaryosunu kendi yazıyor, kendi yönetiyor, kendi kurguluyor. Birçoğunun görüntü yönetmenliğini ve müziklerini de kendisi yapıyor. Tam bir "bağımsız auteur" ve tam bir "Gerçeküstücü"

Zaman, mekan hak getire. Rüya görür gibi film izliyorsunuz. Şaşırtıyor, rahatsız ediyor ve film bitince "Ben ne izledim?" diye kalakalıyorsunuz. 

Hani bir politikacı "Hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu" demişti ya, işte tam onun gibi. 

Ve bence en önemlisi; film bitince "nedensizce" kendinizi mutlu hissediyorsunuz. 

Bugün de sırada Le Deuxième Acte - İkinci Perde (2024) 'ü filmi var.

Filmografisi IMDb...





Teğmen Chad : Steven Spielberg’in "E.T." filminde uzaylı neden kahverengidir? Hiçbir nedeni yok! "Love Story"de bu iki karakter neden birbirine deliler gibi aşık olur? Hiçbir nedeni yok! Oliver Stone’un "JFK" filminde Başkan neden aniden bir yabancı tarafından suikaste kurban gider? Hiçbir nedeni yok! Tobe Hooper’ın o mükemmel "Teksas Katliamı" filminde, karakterlerin gerçek hayattaki insanlar gibi tuvalete gittiğini veya ellerini yıkadığını neden hiç görmeyiz? Kesinlikle hiçbir nedeni yok! Dahası, Polanski’nin "Piyanist" filminde, bu adam piyanoyu bu kadar harika çalarken neden saklanmak ve bir serseri gibi yaşamak zorundadır? Cevap bir kez daha: Hiçbir nedeni yok! Daha saatlerce örnekler verebilirim. Liste sonsuz. Muhtemelen daha önce hiç düşünmediniz ama istisnasız tüm harika filmler, çok önemli bir "nedensizlik" unsuru barındırır. Peki nedenini biliyor musunuz? Çünkü hayatın kendisi de nedensizliklerle doludur. Etrafımızı saran havayı neden göremiyoruz? Hiçbir nedeni yok! Neden sürekli düşünüp duruyoruz? Hiçbir nedeni yok! Neden bazı insanlar sosise bayılırken diğerleri sosisten nefret eder? Hiçbir sikim nedeni yok!

Polis Xavier: [Kornaya basar] Hadi ama! O saçmalığı açıklayarak vaktini boşa harcama. Gidelim!

Teğmen Chad: Sadece bir dakika. İzin ver bitireyim.
[Tekrar izleyicilere döner]

Teğmen Chad: Hanımefendiler, beyefendiler; bugün izlemek üzere olduğunuz film, tarzın en güçlü unsuru olan "nedensizliğe" bir saygı duruşudur.
[Polis arabasının bagajına geri binmeden önce elindeki bardakta duran suyu yere döker]


Edit: 

Tam bunları yazmışken A. aradı. "Çay içmeye gidiyorum, hadi gel" dedi. Tekrar ve tekrar, nezaketle "Seni seviyorum. Seni anlıyorum. Birbirimize kendimizi anlatacak halimiz yok. Sadece bu bayramı evde geçirmek istiyorum. Bayram bitene kadar da çıkmak istemiyorum" dedim. "Bana soruyor "Lütfen bana bunun dünyana ve ahiretine ne faydası var izah eder misin?" diyor. "Bu bayram böyle. Bir nedeni yok." dedim. 

6 yorum:

  1. Bu adamı bir filmden hatırlıyorum ama hangisi?

    YanıtlaSil
  2. Hatırladım, after life' taki postacı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) komik. ama yanlış bilgi. çok benziyorlar. postacı, ingiliz bir komedyen. joe wilkinson. diğeri yani dupieux, fransız bir yönetmen. hep karıştırılıyor. hatta sinema dünyasında bununla ilgili baya bir espri var. dupieux yeni bir film yapınca "wilkinson yeni bir film yapmış" diyorlar. wilkinson'ın da espri var: "fransaya gittim beni zorla kameranın önüne geçirip, konuşturdular" diye. en komiği de şu:

      https://ibb.co/99sWkzCC

      rica: adsız yerine isim olmasa da en azından bir rumuz kullanırsanız mutlu olurum :)

      Sil
  3. Daha komiği şu bu postacılara benzeyen bir postacı yeni ofiste bize hizmet veriyor.

    YanıtlaSil
  4. Ayrıca tabiki onun o yönetmen olmadığını biliyorum.maksat çokoniklik

    YanıtlaSil

Meyva vermeyen bir ağaç kadar Faydasız olsun bu yazdıklarım. Dallarına meyvasına tamah edip Kimse taşa tutmasın. Bu yazdıklarım çok budaklı, çok bükümlü Bir ağaç kadar faydasız olsun. O zaman marangozlar Kesip biçmeye değer bulmazlar böyle bir ağacı. Dokusu gevşek, gözenekleri geniş, reçinesiz Bir ağaç kadar faydasız olsun bu yazdıklarım. Kökü toprakta, Başı gökyüzüne dönük. Belki kimse bahçesine dikmez, Şehrin bulvarlarına da sokmazlar onu. Ama Uzak, kıraç bir ıssızlıkta Bunalmış bir yolcu Dibinde oturacağı, Sırtını dayayacağı bir ağaç buldu diye Ferahlarsa Bu yeter... Chuang Tzu