Memleketime ilk defa A101 açıldığı günlerin birinde A101'e girmiştim. Önümde de iki emekli amca, ellerini arkadan bağlamışlar, şubeyi inceliyorlar. Onlar önde ben arkada yürüyoruz. Amcalardan biri diğerine, A101'i , BİM'le kıyaslayarak sürekli olarak diyor ki: "Sistem aynı sistem."
Marketten çıkana kadar sürekli söyledi bunu. Şarküterinin önünde, makarnaların önünde, deterjanların önünde, hep söyledi. "Sistem aynı sistem"
O gün bugündür arkadaşlar arasında espri konusudur bu söz. Benzer şeyler gördük mü hemen deriz: Sistem aynı sistem!
Bugün de eski bir papirus un çevirisine rastladım:
"Bir Adam ile Ba'sı Arasındaki Konuşma" (The Dispute Between a Man and His Ba)
"Ba" , ruh demek. Yani ruhuyla konuşan adam. MÖ. 1850'lerde ismi bilinmeyen bir arkadaş yazmış.
Konunun özü şu: Mutsuzluğa sürüklenen adam, kendini yakarak intihar etmeyi düşünür. Ba'sı, yani ruhu, adamı bu karardan vazgeçirmeye çalışıyor. etme eyleme, intihar edersen benim barınacak yerim kalmaz, git insan gibi yaşa işte, hayat dediğin şey budur, diyor. Adam da Ba'ya "Ya bi değişiklik olsun, bıktık ya bıktık!" diyor. Olay bu.
Konuşmanın sonunda da Ba adama, "Ne halin varsa gör. Ben senin yanındayım." diyor ama adamın ne yaptığı belirsiz.
Çok etkileyici bir metin. 1850 ordan 2026 burdan, nerden baksan 3.800 yıllık metin. Okuyunca dedim ki,
Lan bu bizim hayatımız! Sistem aynı sistem!
Eski Mısır'da Ba'yı (Ruhu) leylek şeklinde çiziyorlarmış. Ba dedikleri de bana süperego gibi geldi. Ya da adam DEHB olabilir. Bilemiyorum. Günahını almayayım. Instagramdan öğrendiğim psikoloji bu kadar.
Ben Ba'nın en çok şu sözünden etkilendim:
"Bir adam sabah çifte koşmuş öküzlerini sürer
akşam hanımı ve çocuklarıyla oturur sofraya,
geceyi huzur içinde geçirir.
Köyde oturan bir adam sofraya oturur
kapısının önünde komşularıyla sohbet eder,
kimse onu yalnız bırakmaz.
İşte sen de bunun gibi yaşayabilirsin "
Adamın da şu lafı çok iyi:
"Ölüm bugün benim için
uzak diyarları gören bir adam gibi
ki o adam uzun yıllar esir kalmış
ve artık yurduna dönmektedir."
Kısa kısa alıntılayayım :
"Kiminle konuşayım ki? İnsanlar açgözlü, herkes en yakınının mülkünü alıyor. Kiminle konuşayım? Uysallık kayboldu, şımarıklık tüm insanlara bulaştı. Kiminle konuşayım? Yüzler görünmez oldu, herkes kardeşlerinin önünde gözlerini yere çeviriyor. Kiminle konuşayım? Kimse adil değil, kötüler dünyayı parsellemiş."
I. Bölüm : Ba Konuşuyor
(Metin kopuk başlar; tartışma çoktan başlamıştır)
"Git, seni dinlemek istemiyorum.
Ama ben de senden ayrılmadan önce
şunu söylüyorum:
Ölçüsüzce davranıyorsun
bu yüzden hesap vermek zorunda kalacaksın.
Osiris'in kırk iki hâkimi
hiç kimseyi kayırmaz."
II. Bölüm : Adam Konuşuyor
"İşte Ba'm susuyor
bu bir ihanettir, beni terk etmektir.
Hâlâ buradayken ayrılıyor benden
oysa ölüm günü onu yanımda bulacağım.
Ama şimdi burada değil.
Kim gider, henüz yaşayan birini terk eder?
Ba'm, dinle beni:
Mezarım hazır, gömülmek istiyorum onurlu biçimde.
Ölüm acı değil benim için
asıl bu süregelen yaşam acıdır.
Bana bir iyilik yap, batıyı tatlandır,
ölümü hafiflet benim için.
Neden benimle kavga ediyorsun?
Sana şan getirecek bir şey istiyorum
yalnızca birlikte geçmek istiyorum öte yana.
Ama sen beni dinlemiyorsun.
O zaman şikâyetimi tanrılara açayım:
Yaşam çok ağır benim için.
Tanrılar benim adıma sözü bağlasınlar
bırakın cenaze törenim başlasın,
bedenimden ruh serbest kalsın."
III. Bölüm : Ba Konuşuyor
"Utanmalısın bu düşünceler için.
Ayak diredin bu düşüncelerden vazgeç.
Sen kim oluyorsun ki
bu sözleri söylüyorsun, bu düşünceleri düşünüyorsun?
Köklerin mütevazı
hiç de öyle konuşacak biri değilsin sen."
IV. Bölüm : Adam Konuşuyor
"Eğer Ba'm bensiz kalırsa,
o da ölür ikimiz de mahvoluruz,
ne bedende iz kalır, ne ruhta.
Bu benim istediğim şey değil.
Seninle birlikte yükselmek istiyorum,
tanrılar arasında yer bulmak istiyorum.
Güzel bir mezar yaptıracağım,
çocuklarım sana sunular sunacak
Bu seni tatmin etmez mi?
Biliyorum, nafile konuşuyorum.
Çünkü sen asla doğal olmayan bir ölüme
razı olmayacaksın.
Sen her zaman doğru olanın yanındasın."
V. Bölüm : Ba Konuşuyor
"Dinle beni:
Mezarlar ve anıtlar
sahipleri göğe yükseldikten sonra
ne olur onlara?
Terk edilmiş ölüler gibi
ıssız kalırlar.
Sen doğum gününü takip et
hayatın başladığı o günü kutla.
Ve şu iki benzetmeyi düşün:
Bir adam sabah çifte koşmuş öküzlerini sürer
akşam hanımı ve çocuklarıyla oturur sofraya,
geceyi huzur içinde geçirir.
Köyde oturan bir adam sofraya oturur
kapısının önünde komşularıyla sohbet eder,
kimse onu yalnız bırakmaz.
İşte sen de bunun gibi yaşayabilirsin
ama ölüm arzusunun esirisin."
VI. Bölüm : Adam Konuşuyor
(En lirik ve en karanlık bölüm)
"Adımdan utandım
başkalarından utandım
bu hayattan utandım.
Ölüm bugün benim için
hasta bir adamın iyileşmesi gibi,
uzun hastalıktan sonra dışarı çıkmak gibi.
Ölüm bugün benim için
mür reçinesinin kokusu gibi,
nilüfer çiçeklerinin gölgesinde oturmak gibi.
Ölüm bugün benim için
yağmurdan sonra açılan gökyüzü gibi,
bilinmeyenlerden dönen bir adamın yurda geri dönmesi gibi.
Ölüm bugün benim için
esaretten kurtulan biri gibi,
kendi evine, bahçesine kavuşan biri gibi.
Ölüm bugün benim için
uzak diyarları gören bir adam gibi
ki o adam uzun yıllar esir kalmış
ve artık yurduna dönmektedir.
Göğe geçecek olan kim?
Güneş'in yanında duracak,
Osiris ile ışık saçacak olan
işte o adam gerçekten yaşıyor demektir."
VII. Bölüm : Ba Konuşuyor
(Son söz)
"Şikâyetlerini bir yana bırak.
Ölüm özlemini kenara koy.
Ben senin yanındayım
yaşadığın sürece.
Beden ölmesi gerektiğinde ölsün
bu doğal gidişatı kimse bozmasın.
Ve o gün geldiğinde
ben yorulmuş bedeninin üstüne konacağım,
ve birlikte bir yurt kuracağız."
(Adamın kararı belirsiz kalır.)
* Okumak isteyen olursa şuraya link bırakayım: Link...
Başka bir postta da Aztek Dili ve Edebiyatı'nı konuşuruz belki.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder