24 Haziran 2026 Çarşamba

57. Mutluyum galiba İsmail


Bugün, "kal değil de hal ehli" olan birisiyle oturduk. Uzun zamandır tanışırız, severiz birbirimizi. Usulen bir şeyler sorduktan sonra, doğrudan konuya girdi. "Siz hiç rüya görüyor musunuz?" dedi. 

Anladım tabi, demek istiyor ki, "dün gece gördüğünüz rüyayı konuşalım". "Evet" dedim. "Dün gece 2 tane peşpeşe gördüm. Birisinde ayna, saç vs. vardı, şöyle şöyle oluyordu, diğerinde de şöyle şöyle oluyordu." 

"İkisi de çok güzel", dedi. "Yorumlayacak mısınız?" dedim, "Hayır ama çok güzel rüyalar" dedi. 

Sonra konu rüyalara, misal alemi'ne geldi. Oralardan da azıcık bahsetti, bitirdi. Rahatladım. 

Konuşmanın sonunda oradakiler, arkadaşlardan birisinin rüyasını ve aralarındaki rüya  yorumlarını anlattılar. Çok güldüm. 

B ve C. 

B de, C de erkek. Çok yakın arkadaşlar. O aralar B'nin evliliğinde sorunlar var, C yeni boşanmış. 

C rüyasında B ile evlendiğini görmüş, B'ye anlatıyor. 

"Rüyamda evlenmiştik, düğünümüz vardı" diyor.

B de dayanamayıp soruyor: "Peki hangimiz kadındık, hangimiz erkektik?"

C'nin cevabı efsane:

"Ne önemi var oğlum, mutluyduk, diyorum!"


Bkz. Misal Alemi nedir?


Şöyle anlatayım, kan testi gibi bi şey yaptırmıştım ve nesne sürekliliğim biraz düşük çıkmış. Keyfim kaçtı. Ben de biraz hava almak için akşam yemeğini Uygulama Oteli'nde yedim, çay için de bahçeye indim. Seviyorum burayı, çalışanlarının tamamına yakını Turizm Lisesi öğrencileri. Onların bir profesyonel gibi davranmaya çalışmalarını gözlemlemeyi ve hayatın o ilk acemiliklerini izlemeyi seviyorum. Bahçesi de güzel.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Meyva vermeyen bir ağaç kadar Faydasız olsun bu yazdıklarım. Dallarına meyvasına tamah edip Kimse taşa tutmasın. Bu yazdıklarım çok budaklı, çok bükümlü Bir ağaç kadar faydasız olsun. O zaman marangozlar Kesip biçmeye değer bulmazlar böyle bir ağacı. Dokusu gevşek, gözenekleri geniş, reçinesiz Bir ağaç kadar faydasız olsun bu yazdıklarım. Kökü toprakta, Başı gökyüzüne dönük. Belki kimse bahçesine dikmez, Şehrin bulvarlarına da sokmazlar onu. Ama Uzak, kıraç bir ıssızlıkta Bunalmış bir yolcu Dibinde oturacağı, Sırtını dayayacağı bir ağaç buldu diye Ferahlarsa Bu yeter... Chuang Tzu